1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Optogenetik Nobel Ödülü İle Beyin Araştırmalarında Yeni Bir Dönem Başladı

Optogenetik Nobel Ödülü İle Beyin Araştırmalarında Yeni Bir Dönem Başladı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Optogenetik, beyin hücrelerini ışıkla kontrol etme yeteneği ile nörobilimde devrim yarattı.

Nobel Ödülü Sahipleri

5 Ekim’de, Peter Hegemann, Georg Nagel ve Karl Deisseroth, optogenetik alanındaki yenilikçi çalışmaları nedeniyle Fizyoloji veya Tıp Nobel Ödülü ile onurlandırıldı. Bu yöntem, nörobilimcilerin, derin beyin bölgeleri dahil olmak üzere, bireysel beyin hücrelerini ışık kullanarak açıp kapatmalarına olanak tanıyor.

Hegemann ve Nagel, tek hücreli bir algde bulunan olağanüstü bir protein olan channelrhodopsin’i keşfetti. Deisseroth ise bu proteini sinir hücreleri için ışık kontrollü bir anahtar haline dönüştürdü.

Optogenetik Yönteminin Gelişimi

Viviana Gradinaru, Deisseroth’un Stanford Üniversitesi’ndeki laboratuvarında ilk doktora öğrencilerinden biriydi. Caltech’te 2012’den beri profesör olarak görev yapan Gradinaru, optogenetik yönteminin geliştirilmesine önemli katkılarda bulundu. Optogenetikte, beyin hücreleri genetik olarak modifiye edilerek belirli dalga boylarındaki ışıkla aktiviteyi artırma veya azaltma yeteneği kazandırılıyor.

Hegemann ve Nagel, 2000’lerin başında bu proteinlerin yeşil alglerin ışığa doğru yüzmesini sağladığını keşfettiler. Gradinaru, 2005 yılında Stanford’da doktora çalışmalarına başladığında, optogenetik hala niş bir alan olarak değerlendiriliyordu.

İlk Çalışmalar ve Zorluklar

Gradinaru, doktora tezi kapsamında, Parkinson hastalığı için derin beyin stimülasyonunun nasıl çalıştığını anlamak amacıyla inhibe edici opsinler geliştirdi. Başlangıçta, inhibe edici opsinlerin hücrelerde birikmesi, çalıştıkları hücrelere zarar veriyordu. Gradinaru, bakterilerden inhibe edici opsinlerin evrimini sağlamak için çalışmalar yürüttü.

Bu süreçte, opsinlerin hücre içinde doğru yerlere yönlendirilmesi için küçük diziler ekleyerek “ZIP kodları” gibi davranan diziler geliştirmeyi başardılar. Bu gelişmeler, ışıkla çalışan klorür pompalarının kullanımını mümkün kıldı.

Optogenetiğin Uygulama Alanları

Optogenetik, nörobilimde birçok alanda kullanılmaya başlandı. David Anderson’un laboratuvarı, duygular ve sosyal davranışlar üzerine optogenetik yöntemleri kullanarak araştırmalar yapıyor. Anderson, “Optogenetik, nörobilimcilerin beyin aktivitesi ile davranış arasındaki ilişkiyi gözlemlemekten, neden-sonuç ilişkilerini kurmaya geçiş yapmalarını sağladı,” dedi.

Caltech’teki Yuki Oka’nın laboratuvarı, susuzluk araştırmalarında optogenetik yöntemlerini kullanarak belirli nöronların aktivitesinin motivasyonel davranışları nasıl etkilediğini gösterdi. Oka, “Bu tür bir doğrudan bağlantı, bu teknoloji öncesinde hayal edilemezdi,” şeklinde konuştu.

Gelecek Vizyonu

Gradinaru, Deisseroth’un laboratuvarında geçirdiği süre boyunca edindiği deneyimlerin kendisi için çok değerli olduğunu belirtti. Optogenetik yönteminin sadece akademide değil, endüstride ve sağlık alanında da kullanılmaya başlandığını ifade etti. Gelecekte daha fazla heyecan verici keşifler ve klinik etkilerin olacağını vurguladı.

Optogenetik Nobel Ödülü İle Beyin Araştırmalarında Yeni Bir Dönem Başladı
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.